Safra Kesesi Taşı Nedir?

Safra Kesesi Taşları (Kolelitiazis)

Safra kesesi taşı, safra kesesi içinde gelişen küçük çakıl taşı benzeri oluşumlara denmektedir. Aynı zamanda, kolelitiazis olarak adlandırılabilirler. Safra kesesi; karnın sağ kısmında karaciğerin alt bölümünde yer alan küçük, armut benzeri şekilde olan bir kesedir.  Safra kesesi taşları, safra bileşenlerinin safra kesesi içerisinde taş benzeri sertleşmesi ile oluşur.

Safranın vücuttaki görevi; yağların sindirilmesine yardım etmektir. Safranın üretilmesinden primer sorumlu organ karaciğerdir. Safra kesesi ise, safranın depolandığı organdır. Yemeklerden sonra safra kesesi kasılarak içerisinde depoladığı safrayı ana safra kanalı denilen bir diğer kanala iletir. Ana safra kanalı aracılığıyla safra ince bağırsağa ulaşarak, sindirimde rol oynar.

Safranın içerisinde su, protein, yağ, safra tuzu, kolesterol ve bilirubin bulunur. Safranın içeriğindeki tuzlar yağları parçalarken, bilirubin maddesi safraya sarı ile kahverengi arası rengini verir. Safranın içerisinde kolesterol, safra tuzları ve bilirubin arası oran değiştiği zaman ise, safra taşları oluşabilir.

Safra Kesesi Taşı Türleri

Safra taşlarının iki tipi mevcuttur. Bunlar kolesterol taşları ve pigment taşları olarak adlandırılır. Kolesterol taşları; sarı-yeşil renkte olmakla birlikte, kolesterolün sertleşmesi sonucunda meydana gelir. Kolesterol taşları, tüm safra kesesi taşlarının % 80’ini oluştururlar. Pigment taşları ise, bilirubinden daha yoğun küçük siyah taşlara denir.

Safra kesesi taşları, kum tanesi kadar küçük olabildiği gibi, golf sopası kadar büyük boyutta da olabilirler. Bununla birlikte, tek bir büyük taşın yanında yüzlerce küçük taşın aynı anda olabileceği bilinmektedir.

Biliyer Sistem

Karaciğer, safra kesesi ve pankreastan ince bağırsağa safra ve sindirim enzimlerini taşıyan sisteme biliyer sistem denmektedir. Safra kesesi taşları, safra kesesinden biliyer sistem içerisine düşerse, ince bağırsağa safra akışını engelleyebilirler. Biliyer sistem, “duktus” adı verilen kanallardan meydana gelir. Bu kanallar ise şunlardır;

  1. Hepatik duktuslar: Safrayı, karaciğerden safra kesesine taşır.
  2. Sistik kanal: Safrayı, ana safra kanalına taşır.
  3. Ana safra kanalı (koledok): Safrayı, sistik ve hepatik kanaldan alır ve ince bağırsağa taşır.

Biliyer kanalların taşlar tarafından tıkanması nedeniyle; sırası ile safra kesesinde, ana safra kanalında ve karaciğerde inflamasyon gelişir. Ana safra kanalının ince bağırsağa açıldığı noktada, pankreastan sindirim enzimlerini taşıyan pankreas kanalı, safra kanalına katılır. Bazı durumlarda, kese taşları ana safra kanalından geçerken pankreas kanalını tıkayarak, pankreasta iltihaplanmaya sebep olurlar. Safra taşı pankreatiti adı verilen bu durum son derece ağır ve tehlikelidir. Safra akımı, taşlar tarafından uzun süreli engellenirse; safra kesesinde, pankreasta ve karaciğerde inflamasyona bağlı şiddetli ve kalıcı hasar ortaya çıkabilir. Şayet, tedavi edilmediği takdirde de tablo ölümcüldür. Bu noktaya gelmeden önce ise en önemli uyarıcılar; ateş, sarılık, geçmeyen karın ağrısıdır.